Ruhsal sorunlar gün içindeki hayatımızın yanı sıra uyku düzenimizi de
bozabiliyor...
Uzman psikolog Faruk Bozkır, yaşam kalitesini önemli ölçüde bozan uyku
bozukluklarının çocuk ve ergenler için de ciddi bir problem olduğunu belirterek,
"Ruhsal sıkıntılar, bedensel hastalıklar uykunun süresini, düzenini geçici
olarak bozabilir" dedi.
"Yaşam kalitesini ciddi biçimde bozuyor"
Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli psikolog Faruk Bozkır,
ruhsal sıkıntılar ve bedensel hastalıkların uyku süresi ve düzenini geçici
olarak bozduğunu söyledi.
Geçici uyku bozukluklarının, uyku bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceğini
kaydeden Bozkır, "Hepimizin uykusu zaman zaman bozulabilir. Ruhsal sıkıntılar,
bedensel hastalıklar uykunun süresini, düzenini geçici olarak bozabilir. Bu
durum uyku bozukluğu değildir.
Uyku bozukluğu olması için uyku kalitesinde bir aydan az olmamak koşuluyla ciddi
bozulmalar yaşanması gerekir" dedi. Yaşam kalitesini önemli ölçüde bozan uyku
bozukluklarının çocuk ve ergenler için de ciddi bir problem olduğuna dikkat
çeken Bozkır, bu durumun çok sayıdaki belirtilerini şöyle sıraladı:
Beklenenden erken uyanmak
"Gece korkarak ya da ağlayarak uyanılır. Korku diye adlandırılan bu durum daha
çok kız çocuklarında görülür. Uykuda diş gıcırdatması ya da konuşma olur.
Çocuğun uykudan bağırarak, titreyerek, sıçrayacak yatağından kalkması, tüm
uyaranlara rağmen uyanmadan tekrar yatağa dönmesi, sabah da bunları
hatırlayamaması halidir.
Bu durum 'gece terörü' diye adlandırılır. Gece uykuda yürümek uyurgezerlik
olarak adlandırılır. Uykuya dalmakta zorlanma, gece süresince nedensiz uyku
bölünmeleri ya da sabah beklenenden erken uyanması hali yaşanır. Uykuya dalarken
ya da uyanıkken olağan dışı davranışlar ya da yaşantılar meydana gelir."
"Bedensel rahatsızlıklar da uykuyu bozabilir"
Uyku bozukluklarının sebepleri hakkında bilgi veren Bozkır, "Bireysel
farklılıklardan dolayı uykuya olan gereksinim de değişebilir. Uyku bozukluğu
kişinin yaşamakta olduğu bir strese bağlı olabilir. Bebeklikte uyku
düzenlenmesinde aksaklıklar olabilir. Geçirmekte olduğu ruhsal bir bozukluğun
belirtisi olabilir. Karanlık, hırsız gibi korkular olabilir.
Ebeveynin yersiz kaygısı nedeniyle yaptığı sık kontrollerden olabilir.
Seyrettiği ve korktuğu bir TV programı, arkadaşlarının korkutucu şaka ve
parapsikolojik hikayeleri, evde büyüklerin yaptırım aracı olarak yanlış ve
korkutucu anlatımlar olabilir. Bedensel rahatsızlıklar, uyku yerinin dağınıklığı
ve koşullarının kötü olması da uyku bozukluklarının sebebi olabilir" diye
konuştu.
"Ortam koşullarının devamı"
Uykunun düzensizliğiyle ilgili sorunların ilk 3 yıl içinde ortaya çıkmaya
başladığına işaret eden Faruk Bozkır, "Gece korkuları ve kabuslar 3 yaş
sonrasında, gece terörü 5-12 yaş arasında, uyurgezerlik 5-15 yaş arasında ortaya
çıkmaktadır.
Bebeklik ve çocukluk dönemi dediğimiz 0-6 yaş arası dönemde ailenin özellikle
annenin çocuğun biyolojik yapısına uygun olarak uyku düzenlemesi önemlidir.
Uykunun geldiğini fark etmesi gerekir.
Anne-babanın kendi gereksinimi, kaygı ve korkuları için çocuğun uyku şekli ve
yerine müdahale etmemeleri gerekir. Çocuğun kendi yatağında yatması
sağlanmalıdır. Uyku öncesi konuşma, temizlenme, kitap okuma, masal okuma, müzik
dinleme gibi bir dönemin yaşatılması olumlu olur.
Uyuma koşullarının yanı sıra uyutma disiplini sağlanmalıdır. Uyku ortam ve
koşullarının devamlılığına özen gösterilmelidir. Yatmadan önce gün içinde önemli
olaylar yaşanmış ise onlar konuşulmalıdır. Bu önlemler yeterli değilse en erken
zamanda bir uzmana başvurmak gerekir" şeklinde açıklamalarda bulundu.
(İHA)